Umudun Adı Fenerbahçe

         7b62692fc610c70b5cf666c2a05cdfc6_large    

Umudun Adı Fenerbahçe

Her açıdan kötü geçen bir sezonun ardından kadrosunu flaş transferlerle takviye eden Fenerbahçe sezonun ilk lig maçında taraftarlarını umutlandırdı. Shaktar travması sonrası herkesin dillendirdiği bu takıma zaman lazım söyleminin hala geçerli olduğunu ispatlayan bir maç oldu Fenerbahçe – Eskişehirspor maçı. Yaklaşık 10 senedir aşağı yukarı aynı sistemle oynayan, savunmasını sağlam tutup pasa dayalı hücum organizasyonları ve yetenekli kanat beklerinin bindirmeleriyle goller arayan Fenerbahçe, yıllar sonra tamamen farklı bir sistemde rakibe önde basarak kaptığı toplarla pozisyonlar bulmaya çalışıyordu. Orta saha eskisi gibi sayı olarak çok ama garanti kısa pasla geçilmiyor, aksine mümkün olduğunca az sayıda ve uzun pasla 1. Bölgeden 3. Bölgeye ulaşılmaya çalışılıyordu. Eskişehirspor maçında geçen seneki as kadrodan sadece Volkan, Topal, Alves ve Sow’un olduğunu dikkate alırsak Fenerbahçe’nin ne kadar büyük bir değişim içinde olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Yeni transferlerden Fernandao, De Souza ve Şener’in hiç sırıtmadan oynadıklarını ve görevlerini yerine getirdiklerini söylemek yanlış olmaz fakat aynı şeyleri Nani ve Ba için söylemek ne yazık ki mümkün değil. Fernandao için ayrı bir parantez açmak gerekli zira bu adam Fenerbahçe’nin on yıllardır aradığı pivot santrafor, hava toplarına hakim, iri fakat çevik fiziğiyle top saklama özelliğine sahip son vuruşları standart üstü. RVP sadece RVP olduğu için Fernandao kenarda oturursa çok yazık olur Brezilyalı dev adama. Nani ve Van Persie haftalar geçtikçe mutlaka daha fazla form tutup takıma fayda sağlayacaklardır fakat mevcut durumlarının yetersiz olduğunu söylemek abartılı olmaz. Fenerbahçe’nin oynadığı üç resmi maçta gözlemlenen en büyük eksiklik Emre, Appiah tipi futbolun hem hücum hem savunma yönünü oynayabilen bir orta saha oyuncusunun olmamasıdır. De Souza, Mehmet Topal, Meireles sadece kesici durdurucu özelliklere sahipler, kazandıkları topları ileriye veya kanattan bindiren arkadaşlarına aktaramıyorlar. Ozan Tufan transferi bu zafiyeti hafifletecektir fakat kesin çözüm olur mu izleyip göreceğiz. Orta sahadaki bu eksiklikle birlikte Alves ve Kjaer ikilisinin Shaktar maçlarındaki marifetleri de bilinçli Fenerbahçe taraftarlarını düşünceye sevk ediyor. İkisi de oldukça ağır, Alves’in pozisyon alma ve arkasına adam kaçırma konusundaki sabıkası ortada iken ondan fazlaca bir farkı olmayan Kjaer için 9 milyon Euro harcamak üstüne de Egemen’i kaybetmek ne kadar mantıklı sizce. Genel olarak ümitsiz değilim fakat Emre, Egemen ve Mert’in Fenerbahçe için ciddi kayıplar olduğunu ve yapılan bunca transfere rağmen üçünün de yerinin doldurulamadığını görüyorum oynanan üç maçta, zaman her şeyin ilacıdır mutlaka ama alınan yedek kaleciden Mert , De Souza’dan Emre çıkmayacağını görmek için ulema olmaya gerek yok ne yazık ki. Eskişehir maçı Fenerbahçe taraftarının takımını ne kadar özlediğini, geçen seneki gibi engellenmediğinde takımını nasıl fedakarca desteklediğini dosta düşmana gösterdi. Tribünlerin doğal liderinin grubu ile tribünde olması diğer tribünleri de etkiledi ve 90 dakika takımını destekleyen Fenerbahçeliler takımın galibiyetinde pay sahibi oldular. Sonuç olarak Fenerbahçe için her zamanki gibi 3 kupanın hedeflendiği umut dolu bir sezon başladı. Yönetim aşağı yukarı görevini yaptı, taraftar aldığı 37.000 kombine ile görevine başladı, her maç destek vererek görevini yapacak, artık söz futbolcularda, çıkın ve tek tek maçları kazanın sezon sonunda 3 kupayı bize getirin. UMUTLANDIRIP UTANDIRMAYIN